Lise dönemi aslında girişim başlatmak için en uygun zamanlardan birisi. Bir yandan gençliğe atılan ilk adımların verdiği tutku, diğer taraftan yeni ortamlara girdikçe kafada oluşan farklı bakış açıları derken bir şeyler yapmak için kişilik anlamında gereken özellikler bu yaşlardaki bireylerde mevcut.

Girişim deyince direkt aklınıza sermaye gerektiren büyük çaplı işler gelmesin. Zaten bu dönemde sizden böyle bir yük altına girmeniz tabiki beklenemez. Fakat ufak ufak bir şeylere başlayabilirsiniz. Çünkü ülkemizdeki sınav sistemi öğrencilerin tam olarak yeteneklerini ve potansiyelini sergileyebileceği durumda değil bundan dolayı sizlerin şimdiden kendi başınıza bir şeyler üzerine düşünmeniz gerekiyor. Bu konuda Burak çok güzel bir hamle yapmış ve Sinema Kurdu sayfasını oluşturmuş.

hfgj.JPG

 

Burak, bir Anadolu Lisesi’nde 10.sınıf öğrencisi. Yaklaşık 2 yıl önce TEOG sınavlarına çalışırken arada kafa dağıtmak için filmler izledikçe filmlerin sunulan kısmıyla birlikte işin mutfağını da merak ediyor. “Film ne kadar maliyetle yapılmış?”, “Kaç sinemada kaç seansta gösteriliyor?”, “Filmi hangi dağıtım şirketi dağıtıyor?”, “Bu film şu an değil 3 ay sonra girse gişeyi nasıl etkilerdi?” gibi pek çok soru üzerine odaklandıktan sonra bunları paylaşmak için Twitter hesabı açıyor. Pratik yaptıkça zamanla twitlerinde de sabitleşen kaliteyi yakalıyor. Sonrasında filmlerin başrol oyuncularını gönderilere etiketledikçe oyuncular, yönetmenler ve yapımcılar RT edip takip etmeye başlıyorlar. Bu da Burak için önemli bir fırsat yaratıyor çünkü bu sayede pek çok filmin yapımcısı ya da görevlisi sayfa yöneticisine gala davetiyesi göndermişler. İlk başlarda galalarda oyuncularla çok muhabbet kuramıyor çünkü hiç bilmediği bir ortam ve genelde o ortamlarda Burak’ın yaşıtı olarak gelenler ancak yapımcıların, oyuncuların akrabaları olur. Bu durumda ne kadar sosyal de olsanız bir çekingenlik olabiliyor.

Zaman içinde galalara gittikçe daha rahat iletişim kurmaya başlıyor. Mesela bir keresinde bir AVM’ye gidiyor film galasına. Filmin başrol oyuncusuyla muhabbet ediyor. Adama filmin 1 haftalık seyircili gösterimlerini söylüyor: “Abi yarın Almanya-Stuttgart’ta seyircili gösteriminiz var, Perşembe Antalya’da şu sinemadasınız; haftaya şu gün şu ülkeye gidiyorsunuz”.. Adam tabi baya şaşkın. “Kardeşim biz tarihleri ezberlemeyiz, uçağa atlar gideriz direkt” diyor. Tabi bu yaşta birinin bunları bilmesi ilgisini çekiyor ve başlıyor nasıl bildiğini sorup muhabbet etmeye. Bunun gibi nice örnek var..

 

Bu tarz etkinliklere gitmenin Burak’ta inanılmaz etkisi var. Farklı bakış açılarına açık olmak, olaylara ufak detaylarla değil geniş çerçeveden bakabilmek ve tabi en önemlisi YGS-LYS’ye tek çare gibi bakmamak. Okuduğu lise ve notları sayesinde iyi bir üniversite kazanacağını düşünüyoruz fakat bundan daha önemli olan; sevdiği işi yapmaya devam edecek gibi duruyor ve bu şekilde kendi kariyerini; aldığı puan değil sevdiği şeyler belirlemiş olacak. Lise öğrencisi arkadaşların girişim denemelerine başlamalarını da bu yüzden söylemiştik aslında yazının başında. Sonuçta en şatafatlı evler bile birer tuğla dizerek oluşur. Bu denemeler sizler için o tuğla görevi görecek..

Burak’ın kişisel twitter adresi için: twitter.com/skytcrol

Reklamlar